26 Temmuz 2010 Pazartesi

Evlilik Aşkı...

Bir tutturmuşlar, "Evlilik, aşkı öldürür."! Yahu, gerçekten evlilik midir aşkı öldüren, yoksa bunu söyleyen dilin, dünyanın en ruhsuz cümlesine inanan kalbin/ beynin mi?
Üniversite yıllarındayken -uzun zaman geçmiş gibi hissediyorum.- İbrahim Yıldırım Hocamız evliliklerden ve aileden bahsederdi. "Alın sevdiceğinizi, konuşun." derdi. "Bazen görüyorum, çimlerde oturuyorsunuz, dizine yatmış, sohbet ediyorsunuz. Gülümseyerek bakıyorum ve ne konuştuğunuzu çok merak ediyorum. havadan- sudan, facebooktan, alışverişten bahsetmek yerine gelecek hedeflerinizi sorun birbirinize. İlkelerinizi, kendinizi nasıl gördüğünüzü/ görmek istediğinizi, evlilikten ne anlayıp beklediğinizi..." İşte, evliliğin fütursuzca aşkı öldürdüğünü savunanlara bir çırpıda, "Bunları yaptınızı mı evlenmeden önce?" diye sormak istiyorum! Sevgi mesajları çekmek, sinemaya gitmek, öpüşmek, naz etmek dışında geleceğe, evliliğinize dair konuştunuz mu?

Peki, siz hiç düşündünüz mü evlenmeden önce: "Ben" evlilikten ne bekliyorum!

Bazen, kendimizin bile farkında olmadığımız şeyleri karşımızdakinden bekleriz bilinçsizce. Onun eksikliğini yaşadığımızda fark ederiz ancak eksikliğini. Öyleyse, neden her zaman bu boşluk duygusunu yaşamayı bekliyoruz? Kendimizi ne kadar tanıyoruz?

Evlilikten ne beklediğinizi konuştunuz mu diyorum. Ama bunu, o duygusuz cümledeki "evlillik" kelimesinin anlamıyla kullanmıyorum. Mobilyalardan, altınlardan, paradan değil kastım yani. Evleneceksiniz de ne olacak? Ne için istiyorsunuz bunu? "Sevdiğim için, düzen için" gibi soyut cevaplar da değil beklediğim. Somut olarak hangi değişimi düşlüyorsunuz? Birbirinizin hayatında nerelerde duracaksınız? Nerelerde müdahale hakkı verip/ alıp nerlerde "mahremim" diyebileceksiniz? Gelecekte kendinizi nerede, nasıl görüyorsunuz?

Merak ettiğiniz, aslında içinizi kemiren ve hatta heyecanlandıran, belki henüz fark edememiş olduğunuz, ama evliliğinizin aşkınızın katili olmasını engelleyecek soruları bulun ve birbirinize sorun. Sorun ki bilin. Seneler geçtikçe evlilik yıldönümünüzün üzerinden (evliliğinizin değil ha) siz de o katı cümleyi inanarak söyleyebilen katı yüreklerden olmayın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder