Bugün itibariyle Almanya seyahatimden dönmüş ve kuşların peşinde koşmaktan kendimi alamadığım için çok popüler olmuş bulunmaktayım. :) Beni heyecanlandıran konularıysa hemen paylaşmak istedim, çünkü kim olursa olsun bir kuşçunun dilinden ve heyecanından ancak bir başka kuşçu anlıyor.
Bremen ve Hamburg bölgesi doğa olarak gerçekten çok zengin. Özellikle Bremen tamamen yeşillikler içinde bir şehir, ben bayıldım. Hamburg'ta ise tarlalar ve bozkır tipi bir bitki örtüsü hakim, bundan dolayı da o kadar çok yırtıcı var ki... Otobanın kenarında şahinler tünemiş, hemen diplerinden arabalar geçiyor ve hiç istiflerini bozmuyorlar. Hamburg'tan Bremen'e geçerkenki yolda kerkenez, atmaca, şahin ve türlerini ayırt edemediğim açık tonda kartallar gördüm.
Bremen ise dediğim gibi yemyeşil bir yer olduğu için ayaklarımızın dibinde onlarca karatavuk, ak kuyruksallayan, yüzlerce yeşilbaş, bahriler, sakarmekeler (bu su kuşlarının hepsi yavrularıyla tatlı tatlı geziniyorlar), sumrular ( normal, ak kanatlı ve kara gagalı), gümüş- karabaş ve karasırtlı martılar, ağaç serçeleri, ispinozlar, çıvgınlar, ötleğenler, ağaçkakanlar (kahvaltı yaparken 2 metre ötemde bir yeşil ağaçkakan yemleniyordu ayaklarımın dibinde. :) ), Avrupa leş kargaları, karabaşlı ötleğen, uzun kuyruklu baştankara, kuğu, onlarca hatta yüzlerce tahtalı, saz tavuğu, guguk ve bahçemizin daimi çılgın misafiri (uçarken deli gibi çığlıklar atıyor) poyraz kuşları...
Benim için en önemli üç kertik, Kanada kazı, poyrazkuşu ve kara sırtlı martıydı. Bu acemiliğimle bunları tek tek görebildiysem Cemil Abi neler keşfederdi siz düşünün...
Almanya'dan ayrılırken oradakilerle birbirimize dönüt verirken herkes kuşlarımdan bahsediyordu. Çok yoğun geçen günlerin sonunda herkes uyurken ben sabahın köründe çıkıp elimde dürbünümle kahvaltı sofrasına gelince hakkımda neler düşündüklerini siz tahmin edin. :) Ancak İsrail, Rusya, Filistin ve Almanya'dan oluşan bu gruba kuş gözlemciliği öyle ilginç geldi ki kuş gözlemini tanıtma misyonumu uluslar arası düzeye taşırken dönüşte her saat başı farklı bir kuşun öttüğü bir saat, Almanya'nın kuşları, sürüngenleri, kelebekleri, memelileri ve bitki örtüsünü anlatan bir kitap ile kuşlar ve doğayla ilgili birbirinden güzel temennilerle döndüm. Hatta bir arkadaşımın kelebek gözlemciliği o kadar ilgisini çekti ki defterini çıkarıp not aldı ve bunu araştırıp gerekirse başlayacağını söyledi. :)
Demokrasi eğitimine gittiğim Almanya'da doğacılık misyonumu da yerine getirmenin de hafifliğiyle ülkemdeyim.
Çiğdem
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder