Evet başlıktaki gizli özne benim ve gerçekten de artık bir akademisyenim. Heyoooo! :)
Çocukluğumun düşlerindeki hakikati yaşıyorum. Bu nasıl bir mutluluk, inanın anlatamam. Bir yandan da nasıl büyük bir sorumluluk, külfet, kaygı... "Ya başarılı olamazsam, yeterince üretemezsem, bilimi takip etmekte geri kalırsam, sevdiceğime vakit ayırmazsam" misyonu taşıyan bir kurt düştü içime. Ve bir de nasıl bir yük vermişse toplum biz kadınlara, "Çocuk doğurmazsam, doğurup da bakamazsam.". Ah, bu düşünce beni o kadar yoruyor ki bugünlerde, Elif Şafak'tan bile güzel bir, evde kalmış kızın manifestosu yazabilirim. Toplumsal baskının içini didik didik edebilirim. Ne kadar uzak oysa, ne gerek var ki şimdi bunları düşünmeye ama bilemediğim bir fırtına aldı, koydu beni bu garip duygunun içine. Hemen koştum gittim Siyah Süt'ü aldım, postnatalin tüm semptomlarını ezberledim, çocuk yapmakla kariyeri arasında sıkışıp kalmış akademisyen, yazar birçok kadının hayatını araştırıp durdum. Hangisi daha mutlu olmuş karar verebilmek için. Oysa Elifciğimin de dediği gibi bu yolun doğrusu yanlışı yok, çocuk yapmaktan başka amaç belirlememiş ev hanımı da, çocuk da yaparım kariyer de diyen maharetli kadın da, sadece kariyerine odaklanan başarı odaklı kızcağımız da haklıydı. Ve Sılacığımın da dediği gibi de, "En doğru zaman, canım istediği zaman." .
Ve ben şu an sadece yazmak, konuşmak, tartışmak, en nihayetinde iyi bir bilim insanı olmak istiyorum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder