Bu insanlar, faşistçe, olayın sadece Ermeni meselesi olduğunu düşünüyorlar. Hrant Dink, bir Türk düşmanı olabilirdi -ki değildi-, tıpkı bu aç kurtların Ermeni, Kürt, Alevi düşmanı oldukları gibi. Evet, hiç kimse kimseyi sevmek zorunda değil, ama herkes birbirine saygı duymak zorunda. Diyelim ki faşist bir Türk düşmanıydı, orda burda atıp tutuyordu, ama bir insandı- hatta yaşayan bir varlıktı en basit ifadeyle ve açıkça bir terör örgütü tarafından göz göre göre katletildi. Bunu, beş yaşındaki çocuklar bile anlayabilirken bizim hakimlerimiz- savcılarımız yazık ki göremedi! Hani dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin yasalar önünde eşittik? Bu dava böyle mi biterdi bir Türk, bir Ermeni örgütü tarafından öldürülseydi? Burada sorun olan, bir Ermeni'nin öldürülmesi değil, insanların boğaz patlattıkları da bu değil. Bir türk de böyle vahşice ve haksızca öldürülseydi (bkz. Uğur Mumcu, A. Taner Kışlalı vs.) bu kadar tepki gösterilirdi. Mesele, bu ülkede adaletin vatandaşa değil, devlete hizmet etme meselesidir.
İnsanların nasıl bu denli duyarsızlaştığını ve böyle kötü olabildiklerini anlayamıyorum. Üzülüyorum. Bu devletin hukukuna hala inanabildiğim ve bu topraklarda yaşayıp sisteme hizmet ettiğim için çok utanıyorum. Katillerin bayraklara sarılıp kahramanlık fotoğrafları çekildiği bir ülke değil, gerçek adalet istiyorum!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder