28 Mart 2011 Pazartesi

Hepimiz Bir

Biz, hepimiz, bütün insanlar, sadece bir bütünden ibaretiz. Herhangi, "madde" dediğimiz şey gibi. Bir varız, bir yokuz. Bir ordayız, bir burda. Bedendeki herhangi bir hücreyiz hepimiz. Dev bir beden oluşturacak şekilde, sayamadığımız çokluktayız. "Biz"den başka kimlerle, tam olarak neyi paylaşmaktayız bilmiyoruz. Bu bile hayatın safi gayesi olabilir. Hepimiz, burada ne yapıyoruz!

Tanrı her şeyin ne olduğunu görüyor. O gizemli gözlemci biliyor. Ve bize, "Kardeş olun" diyor. Öldürmeyin, çalmayın, kandırmayın: Kardeş olun. Çünkü siz birsiniz, birbirinizin canını yakmayın.

Yine de zamanla hücreler kansere bulaşıyor. Ve biz, hiçbirimiz, kanser olanımız da dahil, bunun tam olarak neden kaynaklandığını bulamıyoruz. Genler diyoruz, çevre diyoruz, etkileşim diyoruz: Oysa hiçbir şey bilmiyoruz, bilmemelerimize kılıflar uyduruyoruz.

Bazılarımız mükemmel bir sağlıkla devam ederken yoluna, bazımız hastalığını çevresindekilere de bulaştırarak yok oluyoruz. O gitti sanıyoruz, oysa biz bir parçamızı yitiriyoruz.

Sağlıksız çoğalan hücreleri engellemek için türlü türlü çalışmalar yapıyoruz. Doktor oluyoruz, psikolojik danışma yapıyoruz, yargılıyoruz, fizikle uğraşıyoruz. Hala net bir şey söyleyemiyoruz. Çevre diyoruz, genetik diyoruz: Kanseri durduramıyoruz!

Biz, hepimiz, dev bir varlığı oluşturuyoruz. Ancak, savaşlar, cinayetler, hırsızlıklar, aldatmacalarla ilerleyen kanserin önünü alamıyoruz. Oluşturduğumuz dev varlığın göz göre göre yok olacağı "kıyamet"i bekliyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder